Fars Dili ve Edebiyatı

http://www.farsdili.com

 

 

 

 

   

FARSÇA-TÜRKÇE ONLINE SÖZLÜK فرهنگ آنلاين فارسی به ترکی

Farsça-Türkçe Online Sözlük faaliyete girmiştir. Sözlüğümüzdeki kelime sayısı gün geçtikçe artacaktır. Şimdilik sadece Farsça-Türkçe Sözlük kullanıma açılmıştır. Çok yakında Türkçe-Farsça Sözlük ile Farsça-Türkçe Deyimler, Terimler ve Atasözleri Sözlüğü de hazırlanacaktır.

Farsça Online Sözlük>>>

Pandomima (Sözsüz tiyatro):

FAKİR

Golam Huseyn-i Sâ’idî

Çeviren: Ali Güzelyüz

Golam Huseyn-i Sâ’idî (1936-1985)

Gevher Murad adıyla tanınan İranlı çağdaş yazar Golam Huseyn-i Sâ’id’i, 1936 yılında Tebriz’de doğdu. Tıp eğitimi gördü. Yazarlığa 16 yaşında başladı. Çok sayıda öykü, roman, piyes ve senaryo kaleme aldı. Gav (İnek) adlı öyküsü sinemaya uyarlandı ve uluslar arası başarı elde etti. Sâ’idî, mide kanaması nedeniyle 1985’te Paris’te yaşamını yitirdi ve Père-Lachaise Mezarlığında, Sadık Hidayet’in yanında toprağa verildi.

Kır – Sahne ortasında etrafı dikenli tellerle çevrili bir kuyu. Uzunca bir halatın etrafına dolandığı büyükçe bir kova kazığa tutturulmuş.

Üstünde bir gömlek, bir pantolon olan yorgun ve yalın ayak bir yolcu, kan ter içinde sahneye gelir. Dili damağına yapışmış, yalpalamaktadır. Kuyuya koşar. Birkaç kez tel örgünün etrafında döndükten sonra başını uzatıp geçmek ister; ama başaramaz. Telleri çekerken parmakları yara bere içinde kalır. Tekrar kuyunun çevresinde dolanmaya ve telleri çekmeye başlar. Yalpalamaktadır.

devamını okumak için tıklayınız>>>

İRANLI ÇAĞDAŞ KADIN ŞAİR

FURÛG-İ FERRUHZÂD’IN HAYATI VE ŞİİRİ

(1935-1967)

Ali GÜZELYÜZ

İranlı çağdaş kadın şair Furûg-i Ferruhzâd, 4 Ocak 1935'te Tahran'da doğdu. İlkokuldan sonra Husrev-i Hâver Lisesi’nde üçüncü sınıfa kadar okudu. Daha sonra Kemalülmülk Kız Sanat Okulu'nda dikiş ve resim dalında eğitim görmeye başladı. Şiirlerinde, bu sanatların etkileri görülmektedir. 16 yaşında lise öğrencisi iken, ailesinin karşı çıkmasına rağmen, anne tarafından akrabaları olan hiciv yazarı Pervîz-i Şâpur ile evlendi. Kâmyâr adında bir erkek çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatı fazla sürmedi ve kocasından ayrılarak 32 yıl süren kısa ömrünün sonuna dek yalnız yaşadı ve oğlunu görmekten yoksun bırakıldı.

devamını okumak için tıklayınız>>>

ÇAĞDAŞ İRANLI YAZAR BOZORG ALEVİ (1904-1997) VE BİR ÖYKÜSÜ

Ali GÜZELYÜZ

2 Şubat 1904 tarihinde Tahran’da dünyaya gelen Bozorg Alevî, babası ve kendisinden büyük iki erkek kardeşi ile birlikte birinci dünya savaşı sırasında Almanya’ya göç ederek orada eğitim görmüştür. 1927 yılında babasının ticari iflas nedeniyle intihar etmesinden bir yıl sonra Münih Üniversitesi’nden mezun olmuş ve İran’a geri dönmüştür.

1929’da Sâdık Hidâyet’le tanışmış; o ve Şirazpûr’la birlikte yabancılara karşı ulusal bir görüş sergiledikleri “Enîrân” adlı öykü mecmuasını yayınlamıştır.

devamını okumak için tıklayınız>>>

ÇAĞDAŞ İRAN ŞAİRİ SOHRAB SEPEHRİ'DEN BİR ŞİİR:

Ve Yolda Bir Mesaj

Çeviren: Ali GÜZELYÜZ

"En güzel şey, aşk olgusundan ıslanmış bir bakışa kavuşmaktır" (Sepehri)

Bir gün geleceğim ve bir mesaj getireceğim,

Nur dökeceğim damarlara.

Ve “Ey sepetleri rüya dolu olan sizler!

Elma getirdim; güneşin kızıl elmasını.” diye haykıracağım.

 

Geleceğim; bir yasemin çiçeği vereceğim dilenciye.

Cüzamlı güzel kadına bir küpe daha armağan edeceğim.

“Ne seyredilesi bir bahçe!” diyeceğim görmeyen insana.

Seyyar satıcı olacağım; sokakları dolaşacağım;

         “Şebnem var, şebnem, şebnem!” diye bağıracağım.

“Gerçekten de karanlık bir gece!” diyecek, yoldan geçen biri.

         Bir Samanyolu bağışlayacağım ona.

Ayaksız bir kızcağız var köprüde;

         Büyükayı'yı asacağım onun boynuna.

Ne kadar küfür varsa, toplayacağım dudaklardan.

Ne kadar duvar varsa, yıkacağım temelinden.

“Yükü tebessüm olan bir kervan geldi.” diyeceğim haydutlara.

         Bulutları parçalayacağım.

Düğümleyeceğim gözleri güneşle, gönülleri aşkla, gölgeleri suyla, dalları rüzgârla.

Ve cırcır böceklerinin sesiyle bağlayacağım çocuğun düşünü.

Uçurtmalar salacağım havaya.

Sulayacağım saksıları.

 

Geleceğim, okşayışın yeşil otunu dökeceğim; atların, ineklerin önüne.

Şebnem kovasını getireceğim, susuz kısrağa.

Ve kovacağım yoldaki yaşlı eşeğin üstünden sinekleri.

 

Geleceğim, her duvarın üzerine bir karanfil dikeceğim;

Her pencerenin dibinde bir şiir okuyacağım.

Bir çam vereceğim her kargaya.

“Ne kadar da muhteşemdir kurbağa!” diyeceğim yılana.

Barıştıracağım,

Tanıştıracağım,

Yürüyeceğim.

Nur içeceğim.

Seveceğim.

Dictionary-Farsi.com