AnaSayfaya git
FARSÇA-TÜRKÇE SÖZLÜK
آ ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ک گ ل م ن و ه ي
فِ فا فد فر فس فش فص فض فع فق فک فل فن فو فه في
فر فرا فرد فرز فرس فرش فرغ فرم فرو فره فري
Seçilen kelimeler: 27 page 1 of 2

1. فر [fır] fırın
2. فرا خواندن [ferâ hânden] Çağırmak, seslenmek, davet etmek Eşanlamlı: صدا کردن Ek olarak: رئيس دانشکده دانشجويان را فرا خواند تا با آنها دربارهء قوانين جديد سخن بگويد, Dekan, yeni yasa konusunda Fazla…
3. فرا گرفتن [ferâ giriften] Sarmak, kuşatma, kaplamak, kapsamak Eşanlamlı: اشغال کردن Ek olarak: بر اثر سيل آب همه جا را فرا گرفت, Sel sonucunda su her tarafı kapladı.
4. فراز و نشيب ها [ferâz o neşîb-hâ] İniş çıkışlar
5. فردا [ferdâ] Yarın
6. فرزند [ferzend] Çocuk, evlat
7. فرستنده [firistende] gönderen, gönderici
8. فرش [ferş] halı
9. فرشته [firişte] melek
10. فرغون [forğun] el arabası
11. فرماليته [formâlîte] Formalite
12. فرمانده نيروی هوايی [fermândeh-i nîrû-yi hevâyî] Hava kuvvetleri komutanı
13. فرو بردن [furû borden] Daldırmak, batırmak, geçirmek Eşanlamlı: داخل کردن Ek olarak: من سرم را در آب فرو بردم, Başımı suya daldırdım.
14. فرو رفتن [furû reften] Dalmak, batmak Eşanlamlı: غرق شدن Ek olarak: زن ساعت ها بود که در فکر و خيال رفته بود, Kadın saatlerdir düşünce ve hayale dalmıştı.
15. فرو ريختن [furû rîhten] Yıkılmak Eşanlamlı: ويران شدن Ek olarak: اغلب ساختمان های شهر بر اثر زمين لرزه فرو ريخت, Şehirdeki binaların çoğu deprem sonucunda yıkıldı.
16. فرو کردن [furû kerden] Batırmak, geçirmek, saplamak Eşanlamlı: داخل کردن Ek olarak: حسين ميخ را در ديوار فرو کرد, Hüseyin, çiviyi duvara sapladı.
17. فروپاشی [furûpâşî] Dağılma
18. فروختن - فروش [furûhten (furûş)] satmak
19. فروخته شدن [furûhte şoden] Satılmak
20. فرودگاه [furûdgâh] Havaalanı, havalimanı
< AnaSayfaya git ^ Yukarı
© 2008 Ali Güzelyüz XHTML | CSS Powered by Glossword