AnaSayfaya git
FARSÇA-TÜRKÇE SÖZLÜK
آ ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ک گ ل م ن و ه ي
بی با بچ بح بخ بد بر بز بس بش بط بق بل بم بن بو به بي
Seçilen kelimeler: 250 page 10 of 13

181. به تأخير‌انداختن [be te'hîr endâhten] Ertelemek
182. به تدريج [be tedrîc] Aşamalı olarak, yavaş yavaş
183. به تصويب رسيدن [be tasvîb resîden] Onaylanmak
184. به تعويق افتادن [be ta'vîk oftâden] Ertelenmek
185. به تنهايی [be tenhâyî] Tek başına, yalnız başına Ek olarak: ژاله به نتهايی همهء ظرف ها را شُست, Jale tek başına bütün bulaşıkları yıkadı.
186. به توافق رسيدن [be tevâfok resîden] Anlaşmak, anlaşmaya varmak, anlaşma sağlamak
187. به حساب آمدن [be hesâb âmeden] Sayılmak Eşanlamlı: شمرده شدن
188. به حساب آوردن [be hesâb âverden] Hesaba katmak, saymak Eşanlamlı: شمردن
189. به خاطر آوردن [be yâd âverden] 1. Anımsamak, hatırlamak, 2. Anımsatmak, hatırlatmak Eşanlamlı: به ياد آوردن
190. به خاطرِ [be hâtır-ı] ... nedeniyle, -den dolayı, için
191. به خشم آمدن [be heşm âmeden] Öfkelenmek, kızmak Eşanlamlı: خشمگين شدن
192. به خطر انداختن [be hatar endâhten] Tehlikeye atmak
193. به خواب رفتن [be hâb reften] Uyumak Eşanlamlı: خوابيدن
194. به خود آمدن [be hod âmeden] Kendine gelmek
195. به دام افتادن [be dâm oftâden] Tuzağa düşmek
196. به دام انداختن [be dâm endâhten] Tuzağa düşürmek
197. به درد خوردن [be derd horden] İşe yaramak
198. به درد نخوردن [be derd ne-horden] İşe yaramamak
199. به دست آوردن [be dest âverden] Kazanmak, elde etmek, ele geçirmek Eşanlamlı: کسب کردن Ek olarak: علی در مسابقهء شنا مقام اوّل را به دست آورد, Ali, yüzme yarışmasında birinciliği kazandı.
200. به دليل [be delîl-i] Nedeniyle
< AnaSayfaya git ^ Yukarı
© 2008 Ali Güzelyüz XHTML | CSS Powered by Glossword