| 181. | به تأخيرانداختن | [be te'hîr endâhten] Ertelemek |
| 182. | به تدريج | [be tedrîc] Aşamalı olarak, yavaş yavaş |
| 183. | به تصويب رسيدن | [be tasvîb resîden] Onaylanmak |
| 184. | به تعويق افتادن | [be ta'vîk oftâden] Ertelenmek |
| 185. | به تنهايی | [be tenhâyî] Tek başına, yalnız başına Ek olarak: ژاله به نتهايی همهء ظرف ها را شُست, Jale tek başına bütün bulaşıkları yıkadı. |
| 186. | به توافق رسيدن | [be tevâfok resîden] Anlaşmak, anlaşmaya varmak, anlaşma sağlamak |
| 187. | به حساب آمدن | [be hesâb âmeden] Sayılmak Eşanlamlı: شمرده شدن |
| 188. | به حساب آوردن | [be hesâb âverden] Hesaba katmak, saymak Eşanlamlı: شمردن |
| 189. | به خاطر آوردن | [be yâd âverden] 1. Anımsamak, hatırlamak, 2. Anımsatmak, hatırlatmak Eşanlamlı: به ياد آوردن |
| 190. | به خاطرِ | [be hâtır-ı] ... nedeniyle, -den dolayı, için |
| 191. | به خشم آمدن | [be heşm âmeden] Öfkelenmek, kızmak Eşanlamlı: خشمگين شدن |
| 192. | به خطر انداختن | [be hatar endâhten] Tehlikeye atmak |
| 193. | به خواب رفتن | [be hâb reften] Uyumak Eşanlamlı: خوابيدن |
| 194. | به خود آمدن | [be hod âmeden] Kendine gelmek |
| 195. | به دام افتادن | [be dâm oftâden] Tuzağa düşmek |
| 196. | به دام انداختن | [be dâm endâhten] Tuzağa düşürmek |
| 197. | به درد خوردن | [be derd horden] İşe yaramak |
| 198. | به درد نخوردن | [be derd ne-horden] İşe yaramamak |
| 199. | به دست آوردن | [be dest âverden] Kazanmak, elde etmek, ele geçirmek Eşanlamlı: کسب کردن Ek olarak: علی در مسابقهء شنا مقام اوّل را به دست آورد, Ali, yüzme yarışmasında birinciliği kazandı. |
| 200. | به دليل | [be delîl-i] Nedeniyle |