| 21. | قاووت | [kâvût] leblebi unu ve şekerle yapılan bir çeşit tatlı |
| 22. | قايق | [kâyık] kayık |
| 23. | قبيله | [kabîle] Kabile |
| 24. | قتل | [katl] Öldürme |
| 25. | قتل عمد | [katl-i 'amd] Kasten adam öldürme |
| 26. | قدرت | [kodret] Güç, otorite, iktidar |
| 27. | قدم زدن | [kadem zeden] yürümek |
| 28. | قرص | [kors] tablet |
| 29. | قرض | [karz] borç |
| 30. | قرقره | [kırkıre] makara |
| 31. | قرمز | [kırmız] kırmızı |
| 32. | قرمه سبزی | [korme sebzî] Fasulye, et ve çeşitli sebzelerle yapılan bir çeşit İran yemeği |
| 33. | قرنطينه | [karantîne] Karantina |
| 34. | قره قوروت | [kara kurut] Bir çeşit ekşi yiyecek |
| 35. | قزل آلا | [kızılâlâ] alabalık |
| 36. | قسم خوردن | [kasem horden] yemin etmek, and içmek |
| 37. | قصّاب | [kassâb] kasap |
| 38. | قصّه | [kıssa] hikâye, masal |
| 39. | قصر | [kasr] köşk, saray, kasır |
| 40. | قطّاب | [kottâb] buğday unuyla yapılan ve üzerine ceviz ve pudra şekeri konulan bir çeşit tatlı |