AnaSayfaya git
FARSÇA-TÜRKÇE SÖZLÜK
آ ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ک گ ل م ن و ه ي
دی دا دب دت دچ دخ در دز دس دش دع دف دق دک دل دم دن دو ده دي
Seçilen kelimeler: 157 page 3 of 8

41. در اسرع وقت [der esre'i vakt] En kısa zamanda, en kısa sürede
42. در بر گرفتن [der ber giriften] İçine almak, kapsamak
43. در حاليکه [der hâlî ki] Oysa, sırası gelmişken
44. در صورتيكه [der sûretî ki] Eğer, -ması halinde, -ması durumunda
45. در عين حال [der eyn-i hâl] Aynı zamanda
46. در ماندن [der mânden] Çaresiz kalmak, aciz kalmak Eşanlamlı: گير افتادن Ek olarak: دوستم در ميان انبوهی از مشکلات درمانده است, Arkadaşım, bir yığın sorun arasında çaresiz kalmıştır.
47. در ميان گذاشتن [der meyân gozâşten] Ortaya atmak, ortaya koymak
48. در نتيجه [der netîce] sonuçta
49. در همين راستا [der hemîn râstâ] Bu doğrultuda, aynı doğrultuda
50. دراز [derâz] uzun
51. دراز کردن [derâz kerden] uzatmak
52. دراز مدت [dirâz-moddet] Uzun süreli
53. درام [drâm] Drama
54. دراور [derâver] şifonyer
55. درباره [der bâre-yi] Hakkında
56. درخت [dıreht] ağaç
57. درخشان [dırehşân] parlak, parlayan
58. درخشيدن - درخش [dırehşîden (dırehş)] parlamak, ışıldamak
59. درد [derd] ağrı, acı, dert
60. درس [ders] ders
< AnaSayfaya git ^ Yukarı
© 2008 Ali Güzelyüz XHTML | CSS Powered by Glossword