AnaSayfaya git
FARSÇA-TÜRKÇE SÖZLÜK
آ ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ک گ ل م ن و ه ي
دی دا دب دت دچ دخ در دز دس دش دع دف دق دک دل دم دن دو ده دي
Seçilen kelimeler: 157 page 4 of 8

61. درس خواندن [ders hânden] ders çalışmak
62. درس دادن [ders dâden] Ders vermek
63. درس عبرت گرفتن [ders-i ibret giriften] İbret almak
64. درست [dorost] doğru, dürüst
65. درست کردن [dorost kerden] Yapmak, oluşturmak, hazırlamak
66. درسخوان [dershân] çalışkan
67. درشکه [doroşke] fayton
68. درگذشتن [der gozeşten] Ölmek, vefat etmek Eşanlamlı: مردن Ek olarak: پدر دوستم هفتهء گذشته درگذشت, Arkadaşımın babası geçen hafta öldü.
69. درمانگاه [dermângâh] Klinik
70. درنده [der(r)ende] yırtıcı (hayvan)
71. درو کردن [derov kerden] biçmek (ekin)
72. دروازه [dervâze] kale
73. دروازه بان [devâzebân] kaleci
74. دروازه‌بان [dervâzebân] Kaleci
75. دروغ [durûğ] yalan
76. دروغ گفتن [durûğ goften] yalan söylemek
77. دروغگو [durûğgû] yalancı
78. دريا [deryâ] deniz
79. دريافتن [der yâften] Anlamak, farkına varmak Eşanlamlı: فهميدن Ek olarak: تازه ديروز بود که رنج و اندوه او را دريافتم, Onun sıkıntısını ve üzüntüsünü daha dün anladım.
80. دزد [dozd] Hırsız Eşanlamlı: سارق
< AnaSayfaya git ^ Yukarı
© 2008 Ali Güzelyüz XHTML | CSS Powered by Glossword